" />

Aracın iyisi nasıl anlaşılır

Kaliteli bir araba nasıl anlaşılır arkadaşlar? Daha fazla donanıma sahip olursa, tamponundan aynasına kadar daha çok parçası gövde rengine boyanmışsa o araba daha mı kalitelidir?

Kalite çitasını ne belirler? Fiyatı mı, konforu mu, performansı mı veya hiçbiri. Bunların hepsinin kaliteyle ilişkisi mutlaka var ama bir arabanın kaliteli bir üretim olduğunu belirlemek için bu saydıklarımızın hiçbiri kriter değil arkadaşlar. Şimdiki gençler o arabalarla dalgasını geçiyor ama biz otomatik camı, çelik jantı, metalik boyayı, gövde renginde tamponu, sis lambasını doğanlarla öğrendik arkadaşlar.

İlk hidrolik direksiyonlu arabaya da doğanda bindik. Türk mercedesi denirdi bunlara. Çok iyi hatırlıyorum. Bir yakınım büyük bir şirkete genel müdür olmuştu, altına siyah bir doğan slx vermişlerdi. Hava bin beş yüz tabii, o zaman ithal araba mı vardı? Ya doğan, şahin, kartal ya da Toros veya brodway.

Yani demem şu arkadaşlar, bir otomobil dönemin şartlarına göre fazla donanımlı olunca kaliteli olur çıkmıyor maalesef. Mesela şimdi pek çok üst sınıf araçta bile opsiyonel olarak sunulan navigasyonlu multimedia sistemi tüm dacia modellerinde de alabiliyorsunuz.

Makyajlı peugeot 301’lerde standart artık. Hem de bir sürü özelliği var. Peki bunlar değilse otomobilde kaliteyi ne belirler? Otomobilde kaliteyi üretim süreci belirler arkadaşlar. Sultan Ahmet köftecisine girerseniz siparişinizi yarım saat beklersiniz, hamburgerci de ise beş dakika. İkisi de köfte, boşuna fast food deniyor. Kalite zaman ister arkadaşlar. İşte otomobil de böyle. Yılda sadece 24 adet otomobil üreten markalar var. 24 adet. Hollandalı Spyker böyle bir üretici. Düşünün koca bir marka, koca yılda sadece 24 adet yani ayda 2 tane otomobil çıkarabiliyor. Peki kaça satarsa kar edecek? Milyon Eurolara tabi ki. Bu arabaların pahalı olmasını siz yüksek teknolojisine, donanımına mı bağlıyorsunuz? Hiç değil, hepsi bildiğimiz teknoloji. Asıl parayı tutan işçilik arkadaşlar, çünkü her parçası elle yapılıyor. Elle montajlanıyor ve ayda sadece 2 araba çıkıyor.

Mesela İngiliz bentley otomobillerinde kullandığı derileri İskandinav bölgesinden alır. Neden biliyor musunuz? İskandinav bölgesinde iklim nedeniyle tarım yapılamadığı ve tel örgü çit olmadığı için hayvanların derisinde çizik bile oluşmuyor onun için.

Peki bugün piyasada en çok satılan modeller nasıl üretiliyor? Ülkemizden örnek verelim, oyak Renault fabrikasının yıllık üretim kapasitesi 360 bin yani günde bin araba demek bu. Tofaş’sa yılda 400 bin araç üretebiliyor. Bu sayılara ulaşmak için banttan her bir dakikada bir araba çıkması lazım arkadaşlar.

Hadi buyurun, biri koskoca ayda sadece 2 adet araba üretebiliyor, diğeri dakikada sadece 1 araba üretebiliyor, kıyaslayabilir misiniz? İşte bu kadar hızlı üretim yapabilmek için, tüm üretim sürecini standart hale getirmeniz gerekiyor. Yani kapı şu kadar saniye, kokpit bu kadar sürede, koltuklar bilmem ne kadar zamanda montajlanmış olacak. Bunun içinde zaman kaybına neden olacak tüm hassasiyetleri optimize etmeleri lazım.

Şunu demek istiyorum arkadaşlar, parçaları birleştirirken zaman kaybına neden olacak uğraşmaları en aza indirmeleri gerekiyor. Mesela parçaların arasında hiç boşluk kalmayacak şekilde birleştirirseniz daha fazla zamana ihtiyacınız olacaktır. O yüzden arabalarda fiyatlar ucuzladıkça bu boşluklar ya genişler ya da dengesizleşir. Yani bir yerden başlayan çizgi sonuna kadar aynı seviyede devam etmez.

İsterseniz bakalım. Burada gördüğünüz iki araç aynı markanın iki ürünü. Biri taht seviyesinde biri de en alt seviyede diyebiliriz. Şimdi bakalım bakın mesela, bu c5. Citroen c5. Şuradan başlayan boşluk ta uca kadar hiç kusursuz bir şekilde tek bir çizgi halinde ve oldukça düzgün şekilde gidiyor. Arası çok açık mı? Değil, yeterli boşluk.

Şimdi buna gelelim, mesela burada başlıyor biraz geniş sonra geldikçe daralıyor. Şurada iyice daralıyor, şurada tekrar çok fena halde genişliyor. Aynı şekilde burada, bakın burada geliyor böyle kapı sonra şurada kocaman bir boşluk oluşuyor. Sonra tekrar daralıyor. Buna bakın, buradan başlıyor, dümdüz bir çizgi sonra buraya bakın. Yine dümdüz bir çizgi yani anlatmaya çalıştığım bu. Kaporta parçaları daha fazla oturması gerekiyorsa işte o zaman biraz daha zamana ihtiyaç var demektir.

Dolayısıyla zamana ihtiyaç duyan her model biraz daha kaliteli olmak zorunda. Yani daha kalitesiz bir araba üretiyorsunuz, zamanı çok daha verimli ve daha hızlı kullanmanız gerekiyor. Arkadaşlar kaliteli bir arabayı anlamak için hepimizin başvurduğu bir yöntem vardır, kapıları şöyle açarız, yavaşça bırakırız. Kendi kendiliğinden kapanıyorsa ve tok bir ses çıkıyorsa ona kaliteli araba deriz.

Peki kalitesi düşük arabada bu nasıl olur? Şimdi aynısını yapalım, açtık bıraktık gördüğünüz gibi kapanmıyor. Biraz sert kapatmak gerekiyor o zaman da tangır tungur bir ses çıkıyor. Aynı markanın iki farklı modeli biri yüksek model biri düşük kalitedeki bir model. İkisinin arasındaki kalite farkını anlamanın en kolay yolu da işte bu.

Bir başka yöntemde arkadaşlar, bagajdan anlamak. Hadi bir bagaja bakalım. Şimdi bagajı açıp bir bakalım neler varmış? Gördüğünüz gibi bagaj kapağının içi oldukça iyi bir malzemeyle kaplı. Yine bagajın içi de oldukça iyi kaplanmış ve neredeyse hemen hemen her yeri kapanmış. Üstelikte şöyle çok kullanışlı bir alt zemin kaplaması var. Bakın katlanabiliyor, dolayısıyla alttaki stepneye de kolayca erişiyorsunuz. Şundan da bahsetmem lazım gördüğünüz gibi burada plastik bir eşik var. Yani yükleme boşaltma sırasında boyaya herhangi bir zarar vermiyor. Tertemiz buradan indiriyorsunuz bindiriyorsunuz daha da önemlisi çok küçük bir ayrıntı ama şuraya bakın kilidin içine böyle bir sistem koymuşlar. Yani öyle kapattığınızda tangır tungur bir ses çıkarmaması için.

Şimdi öbürüne bakalım. O açılırken bile nasıl ses çıkarttığını duyuyorsunuz. Ve kapağın içine bakın her şey ortada. Kablolar dışarıda, vidalar görünüyor, delikler, çukurlar, puntolar her şey meydanda ve içinde bir kısım bir miktar kaplama var gibi görünüyor ama oldukça kalitesiz bir malzeme. Bildiğiniz en ucuz halıflexten kaplanmış ve karşıda bir kolon var metal bir kolon. Ama bunu boyama bile ihtiyaç duymamışlar sadece astar boya atmışlar. Tabi şurada yine şurada herhangi bir plastik kaplama yok, şık yok, dolayısıyla boya lastiği yemeye başlamış yükleme boşaltma sırasında sürekli sürtünecek normaldir.

Bakın malzemenin kalitesini görmek için size göstereyim diyorum. Bir tane duralit, üstüne çok ince bir halıflex kaplanmış hatta duralitte zaman içerisinde kırılmış. Araba da çok eski değil aslına bakılırsa. İşte yani kaplamalar yine burada böyle üstün körü yapılmış bir şey. Böyle sertçe kapatmanız gerekiyor ki kapansın. Duyduğunuz gibi bir acayip ses çıkıyor tıpkı bahçe kapıları gibi hani demirden bahçe kapıları olur ya onlar gibi. Üstelik üstünde tek bir plaka da yok. Plaka aşağıda çünkü plaka çok ses çıkartır. Ama bunun üstünde yok, buna rağmen yine tangır tungur bir ses çıkartıyor. Yani ikisi arasındaki farkı aynı markanın iki modeli arasındaki farkı anlamak bu kadar kolay.

Bagaj çok şeyi ele veriyor. Şimdi öyle bir şeyden bahsedeceğim ki, bunu çıplak gözle görmeniz imkânsız ama kaliteli otomobillerin önemli bir farkıdır. Kapı fitillerinden bahsediyorum. Her iki tarafta da bulunur bu kapı fitilleri. Hem kaliteli otomobillerde, hem de kalitesi düşük otomobillerde iki tarafta da bulunur.

Hatta kaliteli otomobildeki fitillerin farkı şudur. Bunlar iki katlıdır, yani bir boru düşünün borunun içinde bir boru daha var gibi düşünün. Bunlar zaten öyledir, boru gibidirler aslına bakılırsa ve o aradaki boşluk iki borunun arasındaki boşluğun düşünün. O boşluk işte ses izolasyonun da çok önemli bir katkı sağlar. Peki kalitesiz otomobille kalitesi düşük diyelim daha doğrusu kalitesiz demeyelim. Haksızlıkta etmeyelim. Onlarda nasıl oluyor, bakın daha incedir bunlar ve tek katlıdır. Dolayısıyla dışarıda ne varsa, içeride duymanız da o sebeptendir.

Kaliteli bir araba dediğimizde ilk aklımıza gelmesi gereken şey tabi ki yalıtım arkadaşlar. Yani onca para ver, sonra da içeride oturulmayacak kadar gürültü olsun. Buna kim kaliteli araba diyebilir ki? Kapı fitillerinden bahsettik, yalıtım için önemli fakat sadece kapı fitilleriyle yalıtım olmaz. Yani yalıtımı anlayabilmek için aslına bakılırsa bütün döşemeyi kaldırıp altına bakmak lazım. Ama buna imkânımız yok. Peki daha basit bir yolla bakamaz mıyız? Bakarız tabi, nasıl? Şöyle kaputu açarız ve bakarız. İşte motorun tam üstünde, kaputun altında şöyle süngerimsi bir yalıtım malzemesi varsa onda kalite var demektir arkadaşlar.

Şimdi diğerine bakalım, hatta bakın şuraları da göstereyim. Bakın buralarda çok güzel kapatmalar yapılmış, yine motorun üstünde de bir başka yalıtım malzemesi daha kullanılmış. Şimdi diğerine bakalım, gördüğünüz gibi kaput tıpkı bagaj kapağı gibi çırılçıplak her şey meydanda hiçbir yalıtım malzemesi yok. Şurada küçük bir parçacık var ama kaputtan her şey dışarıya çıkacak doğal olarak ve komple de öylece içeriye girecek. İşte bu kadar basit yani yalıtımı sadece kaputu açarak görmek bile mümkün arkadaşlar. Kaliteli arabayı anlamak için bir başka yöntemde, arabanın içine geçmek ve içerideki parçaları trim dediğimiz kaplama parçalarını görmek. Bakalım şimdi ona da, evet arkadaşlar iç mekandaki bu parçaların toplamına yani, kapı içlerindeki, göğüsteki bu parçaların toplamına trim deniyor. Bu trimler ne kadar kaliteliyse araba da o kadar kaliteli demektir. Nasıl anlayacağız kaliteli olduğunu?

Bakın mesela yumuşacık bir malzemeyse, neredeyse her parçası daha yumuşaksa gördüğünüz gibi bakın üst taraf tamamen yumuşak altlar biraz sert ama olsun. Önemli olan üst taraf, çünkü gıcırtıları çıkaran daha çok bu parçalardır. Gıcırtılar dedim bunların çok iyi yerleştirilmiş olması lazım aynı zamanda. Bu parçalar öyle yerleştirilmeli ki, tam anlamıyla yerine yerleşsin ki gıcırtı, ses, sürtünme vesaire olmasın.

Bunu nasıl anlayacağız, onu da şöyle bakın. Kapı aralığıyla bu parçanın aralığına el girmiyor, gördüğünüz gibi. Eli bırakın, herhangi bir şeyde girmez. Buradaki boşluklar oldukça iyi tasarlanmış, iyi yerleştirilmiş. Aynı zamanda bitim çizgileri mesela buluştuğu noktalar bakın direklerle camla buluştuğu noktalar temizse mümkün olduğu kadar temizse işte o arabada yine kaliteli bir araba demektir arkadaşlar.

Daha basit bir yöntem, torpido kapağı. Bakın torpido kapağını kapattığınızda çizgi kapanan çizgi tamamen dümdüzse yani herhangi bir bozukluk ve yamukluk yoksa yine iyi yerleştirilmiş, iyi montajlanmış demektir ki bu da önemli bir ayrıntı arkadaşlar. Yani demem şu ki, içerideki malzemeler kaliteliyse, doğru montajlanmışsa, finish dediğimiz bitim noktaları oldukça temizse birazdan diğerine de bakacağız.

Ne demek istediğimi orada anlayacaksınız, o araba kaliteli demektir. Hadi şimdi gidelim bir de onda bakalım. Arkadaşlar iç mekâna geçtiğinizde her şeyi nasıl kolay anlıyorsunuz değil mi? Farkında mısınız? Malzeme zaten kalitesi oldukça düşük, bildiğiniz plastik bakın her yer tan tun ses çıkartıyor.

Yine genelde baktığınızda da zaten kalite anlaşılıyor. Bakın şuraya bakın, demiştim ya hani elinizi soktuğunuzda girmez buralar hatta bırakın elinizi soktuğunuzda karınca bile o aradan zor girer kaliteli bir arabada şu aradaki boşluklardan demiştim. Bakın görüyor musunuz? Bildiğiniz elim rahat rahat girip çıkabiliyor ve torpido arkadaşlar.

Demiştim ya torpido kapandığında, bakın kapanmakta bile zorluk çekiyor. Kapattığınızda bakın şuradaki açıklığa bakın. Şuraya gelirken burada düpedüz burada yamukluk var. Zaten torpidoyu açıp kapatmakta ayrı bir dert. Yani bunu anlatmaya çalışıyorum. Ama ondan da önemlisi diyelim ki çok kaliteli bir araba içerisinde olduğumuzu düşünüyorsunuz ama içeride keskin bir plastik kokusu var. İşte o araba da kaliteli değildir arkadaşlar.

İyi bir araba plastik kokmaz, her ne kadar içerideki malzemeler plastikte olsa onu kokmayacak malzemelerden yaparlar. İşte kaliteli bir arabayla, düşük kaliteli arabanın arasındaki fark en çokta içeriden belli olur. Arkadaşlar her arabada bilmem kaç inç alaşım jant, geri görüş kamerası, navigasyon vesaire bir sürü donanım ekleyebilirsiniz ama bunların hiçbiri o arabanın kaliteli olduğu anlamına gelmez. Kaliteli bir arabayı anlamanın en güzel yöntemi biraz önce saydığım yöntemler. Bu konuda sizlerin de söyleyeceği önemli şeyler vardır diye düşünüyorum. Sizden de bunları yorum bölümünde paylaşmanızı rica ediyorum. Şimdilik kalın sağlıcakla.

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+

Etiketler: , , ,
Eklenme Tarihi: 23 Nisan 2018

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın